Anlaşmalı Boşanma Nedir ve Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın tüm mali ve hukuki sonuçları (nafaka, tazminat, velayet, mal paylaşımı vb.) üzerinde ortak bir karara vararak evlilik birliğini en hızlı ve en az yıpratıcı şekilde sonlandırdıkları boşanma türüdür. Çekişmeli davalar yıllarca sürebilirken, anlaşmalı boşanma davası genellikle ilk duruşmada (1-2 ay içerisinde) karara bağlanır.
Türk Medeni Kanunu m. 166/3 gereği anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için kanunun aradığı 3 mutlak şart vardır:
- Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması: Resmi nikah tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar tam 1 yıl (365 gün) geçmelidir. Eğer 1 yıl dolmadıysa, taraflar ne kadar anlaşırlarsa anlaşsınlar "anlaşmalı boşanma" davası açılamaz. (Bu durumda şiddetli geçimsizlik davası açıp delil sunmadan kabul ederek süreci hızlandırmak bir alternatif olabilir.)
- Birlikte başvuru veya kabul: Eşlerin mahkemeye birlikte başvurmaları veya bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eşin (protokol sunarak) kabul etmesi gerekir.
- Hakim huzurunda beyan (Bizzat duruşmada bulunma): Eşlerin duruşmaya bizzat katılıp hakimin huzurunda boşanma iradelerini ve protokol şartlarını onayladıklarını beyan etmeleri zorunludur. Sadece avukatların katılımıyla anlaşmalı boşanma gerçekleşemez.
Boşanma Protokolü Nedir?
Boşanma protokolü, eşlerin evliliğin sona ermesinin hukuki sonuçlarını düzenledikleri yazılı bir sözleşmedir. Hakimin protokolü onaylamasıyla birlikte bu belge mahkeme ilamı niteliği kazanır. Eksik veya hatalı hazırlanan bir protokol, ileride yeni ve uzun süren davaların (nafakanın artırılması, velayetin değiştirilmesi, katkı payı alacağı) kapısını aralar. Bu nedenle "matbu/hazır" protokoller yerine tarafların durumuna özel bir metin hazırlanmalıdır.
Protokolde Olması Gereken Temel Maddeler
1. Nafaka Düzenlemeleri
Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa diğer eşin ödeyeceği nafakadır. Protokolde yoksulluk nafakası isteniyorsa miktarı net belirtilmeli, istenmiyorsa "Yoksulluk nafakası talebim yoktur, bu haktan feragat ediyorum" şeklinde açıkça yazılmalıdır. Ayrıca ileriki yıllar için "TÜFE oranında her yıl artırılacaktır" gibi bir artış maddesi eklenmesi, sonradan "Nafaka Artırım Davası" açma külfetini ortadan kaldırır.
İştirak Nafakası: Çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır. Taraflar anlaşarak belli bir miktar belirleyebilirler. Unutulmamalıdır ki, eşler iştirak nafakasından feragat etse dahi, çocuğun menfaati söz konusu olduğunda hakim bu feragati geçersiz sayabilir veya ileride "iştirak nafakası talepli" yeni bir dava açılabilir.
2. Velayet ve Kişisel İlişki
Eğer müşterek çocuk varsa, çocuğun velayetinin kimde kalacağı kesin bir dille yazılmalıdır. Türk hukukunda "ortak velayet" son yıllarda uygulanabilse de, en yaygın olanı velayetin bir eşte kalmasıdır.
Velayeti almayan eşin çocukla ne zaman, nerede görüşeceği (kişisel ilişki tesisi) gün ve saat verilerek detaylandırılmalıdır (Örn: Her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cumartesi sabah 10:00'dan Pazar 17:00'a kadar). Bayramlar, sömestr tatili ve yaz tatili günleri ayrıca düzenlenmelidir.
3. Maddi ve Manevi Tazminat
Tarafların birbirinden tazminat isteyip istemediği belirtilmelidir. İstemiyorlarsa "Tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talebi yoktur ve bu haklarından vazgeçmektedirler" ibaresi mutlaka yer almalıdır. Eğer bir meblağ ödenecekse, ödeme tarihi, şekli (banka havalesi vb.) açıkça yazılmalıdır.
4. Mal Rejimi ve Ev Eşyalarının Paylaşımı
Evlilik içinde alınan malların (ev, araba, bankadaki paralar, ziynet eşyaları) nasıl paylaşılacağı detaylı olarak protokole yazılmalıdır. "Taraflar mal paylaşımı konusunda birbirlerini ibra etmiştir, başkaca hak ve alacak talepleri yoktur" maddesi eklendiğinde, ileride açılabilecek "mal rejiminin tasfiyesi" davasının önüne geçilmiş olur. Evdeki eşyaların kimde kalacağı da belirsizlik yaratmayacak şekilde ifade edilmelidir.
Hakimin Protokole Müdahalesi
Anlaşmalı boşanmada hakim, tarafların yaptığı sözleşmeye prensip olarak müdahale etmez. Ancak işin içinde çocuk varsa durum değişir. Çocuğun üstün yararını korumakla görevli olan hakim, velayet ve çocukla kişisel ilişki maddelerini uygun bulmazsa (örneğin çocuğun anneden çok uzun süreler ayrı kalacağı bir düzenleme yapılmışsa) protokole müdahale ederek değişiklik önerebilir. Taraflar bu değişikliği kabul ederse boşanma gerçekleşir, kabul etmezlerse dava çekişmeliye döner.
Boşanma protokolü hazırlamak ustalık ve öngörü gerektiren bir iştir. Sitemizdeki akıllı asistan ile tüm bu detayları atlamadan kendi durumunuza en uygun anlaşmalı boşanma protokolünüzü ve dava dilekçenizi sadece birkaç dakikada hazırlayabilirsiniz.