Aşırı Kıskançlık Nedeniyle Boşanma Dilekçesi

Aşırı Kıskançlık Nedeniyle Boşanma Dilekçesi

Evlilik içerisinde kimi tutum ve davranışlar boşanmayı getiren olaylara zemin hazırlamaktadır. Bu hususta değerlendiren olaylardan birisi de aşırı kıskançlıktır. Aşırı kıskançlık nedeniyle boşanma davası açacak kişiler bu süreçte davaları için gerekli boşanma dilekçeleri ile birlikte yetkili Aile Mahkemesine, Aile Mahkemesinin olmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapmalıdırlar. “Aşırı kıskançlık nedeniyle boşanma dilekçesi” hazırlanırken bireylerin üzerinde durmaları gereken noktalar vardır. Öncelikle bilinmelidir ki boşanma dilekçesi açılacak boşanma davasının iskeletini oluşturur. Hukuki açıdan doğru hazırlanmamış bir boşanma dilekçesi davanın reddine neden olabilir. Boşanma davasının reddi durumunda aşırı kıskançlık nedeniyle boşanma davası tekrar açılabilmesi için 3 yıl beklenmesi gerekmektedir.

 

Aşırı Kıskançlık Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Aşırı kıskançlık nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlarken bireyler dilekçe içerisinde boşanmayı getiren olayların izahını, boşanmanın hukuki gerekçesini, boşanma sonrası taleplerini ayrıntılı olarak ifade etmelidir. Aşırı kıskançlık nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlayacak olan kişilere tavsiyemiz bu konuda uzman bir boşanma avukatı tarafından destek almalarıdır. Zira Medeni Kanun içerisinde belirlenmiş olan özel boşanma nedenleri arasında Aşırı kıskançlık bulunmaz. Bunun yerine 4721 sayılı Medeni Kanun içerisinde belirlenmiş olan genel boşanma nedenlerinden Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma, hukuki sebep olarak öne sürülmelidir. Yani bir başka söylemle, boşanma davasının hukuki altyapısı, aşırı kıskançlık nedeniyle evlilik birliğinin temelden sarsıldığı üzerine kurulmalıdır.

Aşırı Kıskançlık Nedeniyle Boşanma Dilekçesi – Hukuki Sebep

Aşırı kıskançlık nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlanırken 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 166. Maddesine dayanılarak Evlilik birliğinin temelden sarsıldığı ve ortak yaşamın kurulamadığı öne sürülmelidir. Kanun evlilik birliğinin temelden sarsılması ve ortak yaşamın kurulamaması gibi durumlarda kişilerin boşanma davası açabileceklerine hükmetmiştir. O yüzden bireyler de aşırı kıskançlık durumunu evlilik birliğinin temelden sarsılması olarak ele almalıdır. Hakim de açılan boşanma davasında ortak yaşamın kurulmasının imkansız olup olmadığı üzerinde durur. Aşırı kıskançlık nedeniyle boşanma davasında hakimin kanaati evliliğin devam edebilir olduğu yönünde ise boşanma davası reddedilir. Boşanma davasının reddi durumunda ise davayı açan kişi 3 yıl içerisinde tekrar aşırı kıskançlık nedeniyle boşanma davası açamaz.